Ahşabın Dile Geldiği NAHT Sanatı..
    Ana Sayfa    Naht Sanatı    Nasıl Yapılır?    Malzeme ve Takımlar    Galeri    İletişim  
 
Ben Kimim?
1966 yılında Konya’da doğdu. İlk , orta ve lise tahsillerini Konya’da tamamlayan ŞANLI ...
Devamı
Elif ile Vav'ın Hikayesini Bilirmisiniz?
İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür..
Devamı
Lale
Lale her ne kadar atalarımız tarafından Ortaasya’dan getirildi denilse de aslında vatanı kesin olarak belli olmayan bir çiçektir.
Devamı

Untitled Document

Lale

      Lale her ne kadar atalarımız tarafından Ortaasya’dan getirildi denilse de aslında vatanı kesin olarak belli olmayan bir çiçektir.
  
      Kanuni devrinde İstanbul’da büyükelçi olarak bulunan Avusturyalı ünlü seyyah ve yazar   O.G. Busbecq, hatıralarında, batı dillerinde tulip kelimesinin Türkler tarafından ‘tulipan’   şeklinde telaffuz edildiğini ve bunun da Türklerin başlarına sardıkları ‘tülbent’ ile alakalı   bulunduğunu yazarak Avrupa’nın laleyi Osmanlılar aracılığıyla tanıdığını söyler. Nitekim   Anadolu coğrafyası laleyi Türkler ile tanımış, Roma yahut Bizans ve öncesi kültürlerde   laleyle bağlantılı bir ize rastlanmamıştır.

      Lalenin kırmızı veya pembe renk ile alakası düşünülürse bu ismin la’l (kırmızı/pembe   yakut) kelimesinden türediği var sayılabilir.

      İran ve (Büyük) Anadolu Selçukluları’nın sanat eserlerinde lale motifi XII. asırdan   itibaren kullanılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti olan Konya’daki muhtelif   eserlerde lale motifi yer alır. Türk çini, kumaş, halı, kilim vb. el sanatları örnekleriyle   cami, mescit, türbe, medrese, sebil vb. mimari eserlerinin duvarlarında her renkten lale   görmek mümkündür. Osmanlı’nın lale ile olan bu dostluğu asırlarca sürmüştür. Çünkü   Osmanlı insanı tıpkı gül ile Efendiler Efendisi’ni hatırladığı gibi lale ile de Allah’ı   hatırlamıştır.

   Şair şöyle buyurmuştur:

             Yoktur bu ab u tab ne mihr ü ne jalede
            İzhar-ı kudret eylemiş Allah şu lalede


      Demek olur ki, ‘’Şu laledeki parlaklık ve berraklık ne güneşte, ne de çiğ tanesinde var. Galiba Allah şu laleyi yaratırken insanlara kudretini   göstermeyi istemiş. ( veya Lale kelimesiyle Allah ism-i celali aynı harflerle yazıldığı için lale’ye bakanlar oradan ‘’Allah’’ adını okurmuşlar.) dır.’’

      Ona göre lale ismini oluşturan harfler (lam, elif, lam, he), tıpkı hilal (he, lam, elif, lam) gibi Allah lafza-i celalindeki harfler (elif, lam, lam, he)ile de   aynıdır. Ebced hesabına göre her üç kelimenin toplamı da 66 rakamını verir. Bu mazmunu anlatmak üzere pek çok şair beyitler söylemiştir, ancak   içlerinde en ünlüsü İzzet Ali Paşa’nın Sultan III. Ahmed vasfındaki medhiyesinin tagazzül matlaı olan şu beyittir:


             Mzhar-ı ism-i Celal olmasa hakka lale
             Bulamazdı bu kadar rütbe-i vala lale


   Şöyle demeye gelir. ‘’ Hakikatte lale, Celal olan Allah’ın adının harflerini taşımasaydı bu kadar yüksek mertebeler bulamazdı elbette!’’  

      Lalenin kokusu yoktur. İlla ki renkleri şairleri çıldırtacak kadar müstesna ve hayranlık vericidir. Lale soğanı, yalnızca bir dal ve bir tek çiçek   verdiği için Allah’ın birliğini temsil eder ve şekil itibariyle de tevhid’in sembolü olan elif’e benzer. Bütün bu özellikleriyle lale Osmanlı toplumunda   adeta kutsallık kazanmış ve Allah’ın varlığını yansıtan özge bir çiçek olarak algılanmış, güzelliğinin sırrı da buna bağlanmıştır. O kadar ki XVII.   Yüzyılda güzellerin mücevherat yerine lale takınarak süslenmesi moda olmuş, lale yetiştirmek ve şairane isimler taşıyan çeşitlerini koleksiyon   olarak aynı bahçede bulundurmak adeta bir yarış halini almıştır.

      Şairler laleyi sevgilin yüzüne, yanağına, dudağına ve taze geline de benzetmişler; aşıkın bağrını, bedenini, sinesini, gönlünü ve gözünü de   ortasındaki dağlama yarasını andıran siyah leke ile ölçmüşlerdir.

     Lale ki sevgilinin yanağıdır, onu gören gül, güllüğünden utanır; salınışını gören servi salınmayı bırakır. Tıpkı Necati Bey’in söylediği gibi:


             Lale-hadler yine gülşende neler etmediler
             Servi yürütmediler, goncayı söyletmediler 
Video























Günün Sözü
 
Tüm iyi şeyler sabırdan sonra gelir.
  Hz. Mevlana









İstatistik
Aktif Ziyaretçi 1
Dün Tekil 29
Bugün Tekil 36
Toplam Tekil 80986
IP 54.81.131.189
 
   

   
Ana Sayfa  |  Naht Sanatı  |  Nasıl Yapılır?  |  Malzeme ve Takımlar  |  Galeri  |  İletişim  
   
Site içeriği hakkında her türlü iktibas serbesttir! Abdullah ŞANLI